Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü kimdir ?

Baris

New member
Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Kimdir? Bir Makamın Ardındaki Görünmeyen Hikâye

Ankara’da bir devlet kurumunun koridorunda yürürken insanın aklına garip bir soru gelebilir: Devletin en üst makamına giden yüzlerce telefon, mektup, davet, ziyaret ve toplantı nasıl olup da tek bir çalışma düzeninin içine sığdırılıyor?

Geçtiğimiz günlerde bu sorunun cevabını araştırırken karşıma sürekli aynı isim çıktı: Hasan Doğan.

İsmi, çoğu zaman uzun protokol listelerinin arasında birkaç kelimeyle geçiyor. Oysa biraz geriye çekilip baktığınızda, bu görevin yalnızca bir makamın yanında bulunmaktan ibaret olmadığını görüyorsunuz. Özel Kalem Müdürlüğü; zamanın, iletişimin, protokolün, yazışmaların ve insan ilişkilerinin aynı anda yönetildiği oldukça özel bir alan.

Üstelik burada anlatacağım hikâyenin önemli bir noktası var: Aşağıdaki anlatım, gerçek kişiler ve kurumlarla ilgili doğrulanabilir bilgilerden hareket eden, fakat olay örgüsü ve diyalogları forum anlatımına uygun şekilde kurgulanmış edebî bir hikâyedir. Gerçek bir toplantı veya konuşma aktarımı olarak okunmamalıdır.

Bir Telefonun Çaldığı Sabah

Ankara'da sıradan görünen bir sabah düşünün.

Henüz şehir tamamen hareketlenmemiş. Masaların üzerinde kahveler, bilgisayar ekranlarında açılmış takvimler, birbiri ardına kontrol edilen dosyalar...

Bir odada erkek bir görevli, günün programına bakıyor. Önünde birkaç farklı senaryo var.

“Eğer bu görüşme on beş dakika uzarsa, sonraki programın bütün dengesi değişiyor.”

Yanındaki kadın çalışma arkadaşı takvime bakıp başını kaldırıyor.

“Doğru ama görüşmeye gelecek heyetin içindeki yaşlı beyefendinin uzun bir yolculuktan geldiğini de hesaba katmalıyız. Beş dakika bile onlar için önemli olabilir.”

Adam gülümsüyor.

“Sen insanları düşünüyorsun, ben saatleri.”

Kadın hemen karşılık veriyor:

“İyi bir program ikisini de düşünmek zorunda.”

Bence bu küçük diyalog, devlet yönetimindeki görünmeyen işlerden biri hakkında çok şey anlatıyor.

Çünkü kamuoyunda yönetim çoğu zaman karar vermek, emir vermek, plan yapmak ve uygulamak şeklinde düşünülüyor. Oysa büyük kurumlarda kararın uygulanabilmesi için insan unsurunu da hesaba katmak gerekiyor.

Bir tarafta strateji, zamanlama ve alternatif planlar...

Diğer tarafta iletişim, beklentiler, hassasiyetler ve ilişkiler...

Bunların birbirinin karşıtı olması gerekmiyor.

Tam tersine, iyi bir yönetim çoğu zaman ikisini aynı masaya oturtabiliyor.

Peki Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Ne İş Yapar?

İşin hukuki tarafına baktığımızda tablo daha net.

1 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2. maddesinde Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürlüğünün görevleri arasında Cumhurbaşkanı makamına ilişkin hizmetlerin yürütülmesi, resmi ve özel yazışmaların gerçekleştirilmesi, törenler ile yurt içi ve yurt dışı gezilerin düzenlenmesi, protokol, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim hizmetlerinin yürütülmesi sayılıyor. Ayrıca ihtiyaç duyulan yerlerde çalışma bürolarının faaliyetleri de Özel Kalem Müdürünün sorumluluğunda bulunabiliyor.

Kepekçi & Sepetçi Portalı

+1

Daha da dikkat çekici bir ayrıntı var:

Kararnameye göre Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürüne büyükelçi unvanı veriliyor.

Kepekçi & Sepetçi Portalı

Yani dışarıdan bakıldığında “özel kalem” ifadesi kişisel sekreterlik gibi anlaşılabilirken, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde bunun çok daha geniş kurumsal sorumlulukları bulunuyor.

Peki bu görevi kim yürütüyor?

Güncel kaynaklarda Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü olarak Prof. Dr. Hasan Doğan gösteriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu'nun 2026 yılındaki toplantısına ilişkin Anadolu Ajansı haberinde de Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü sıfatıyla toplantıya katılan isimler arasında yer alıyor.

Anadolu Ajansı

Hasan Doğan'ın Ankara'dan Devletin Merkezine Uzanan Yolculuğu

Hasan Doğan'ın biyografisine baktığımızda, bugünkü görevine bir anda gelmediğini görüyoruz.

5 Eylül 1977'de Ankara'da doğan Doğan, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans ve doktora çalışmaları gerçekleştirdi; 2019 yılında doçent unvanı aldı. Kendi biyografisinde ayrıca ilahiyat ve hukuk alanındaki akademik çalışmalarının yanı sıra farklı mesleki deneyimlere de yer veriliyor.

Hasan Doğan

Burada ilginç olan nokta, iki farklı disiplinin aynı kariyerde buluşması.

İlahiyat...

Hukuk...

Bir tarafta toplumsal ve ahlaki düşüncenin tarihsel arka planı, diğer tarafta kurallar, haklar ve kurumlar.

Belki de böyle bir görev için gerekli olan şey tam olarak budur: Tek bir pencereden değil, birkaç pencereden bakabilmek.

Hasan Doğan'ın kariyerinde Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü de önemli bir yer tutuyor. Biyografisinde, Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğünde basın ve halkla ilişkiler müşavirliği, özel kalem müdür yardımcılığı ve daha sonra özel kalem müdürlüğü görevlerinde bulunduğu belirtiliyor. 2 Eylül 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından büyükelçi unvanıyla Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü görevine getirildiği bilgisi de aynı biyografide yer alıyor.

Hasan Doğan

İşte hikâyenin devlet yönetimi açısından ilginç tarafı burada başlıyor.

Çünkü bir insanın yıllarca aynı siyasi-yönetsel çevrenin farklı aşamalarında görev yapması, sadece kişisel kariyer meselesi değildir.

Aynı zamanda kurumsal hafıza meselesidir.

Koridordaki Dosya ve İki Farklı Bakış

Hikâyemize dönelim.

Saat ilerlemişti.

Masaya yeni bir dosya bırakıldı.

Erkek görevli dosyayı açtı.

“Bunu bugün sonuçlandırmamız gerekiyor.”

Kadın görevli dosyaya baktı.

“Sonuçlandırmalıyız. Ama önce tarafların ne istediğini doğru anlamamız gerekiyor.”

“Zaten yazılı olarak göndermişler.”

“Yazılı olanla insanların gerçekten anlatmak istediği her zaman aynı şey olmayabilir.”

Adam birkaç saniye sustu.

Sonra dosyayı tekrar kapattı.

“Peki, sen olsan ne yapardın?”

Kadın sandalyesini biraz yaklaştırdı.

“Önce üç ihtimal çıkarırdım. Birincisi hukuken mümkün olan. İkincisi idari açıdan en hızlı olan. Üçüncüsü ise tarafların iletişim açısından en az zarar göreceği çözüm.”

Adam hafifçe güldü.

“Sen de strateji yapıyorsun.”

“Tabii. Sadece stratejinin içinde insanları da hesaba katıyorum.”

Bu sahne tamamen kurgusal.

Ama anlatmak istediği gerçek.

Erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise yalnızca empatik olduğu şeklindeki eski kalıplar artık gerçek hayatı açıklamakta yetersiz kalıyor. Erkek bir yönetici son derece güçlü ilişki yönetimi yapabilir. Kadın bir yönetici son derece analitik, stratejik ve sonuç odaklı olabilir.

Cinsiyetler üzerinden kesin karakter kalıpları oluşturmak yerine, farklı çalışma biçimlerinin aynı kurum içinde birbirini tamamlayabileceğini düşünmek daha anlamlı.

Devlet yönetimi de zaten tek bir karakter tipinin işi değildir.

Özel Kalem Neden Tarihsel Olarak Önemlidir?

Bu noktada biraz tarihe dönelim.

Osmanlı döneminde hükümdarın çevresindeki görevliler, yazışmaların yürütülmesi, elçilerin kabulü, törenlerin düzenlenmesi ve saray içindeki iletişimin sağlanması bakımından önemli roller üstleniyordu.

Cumhuriyet döneminde devlet teşkilatı değiştikçe makamların çalışma biçimleri de değişti. Ancak devletin en üst yöneticisinin programının düzenlenmesi, yazışmaların yürütülmesi, protokolün sağlanması ve farklı kurumlar arasındaki temasların koordine edilmesi ihtiyacı ortadan kalkmadı.